<
Roman
Paylaş

AHMET ÜMİT KİTAPLARI SETİ (MİDİ BOY) - 6 KİTAP

  • Stok Kodu: Belirtilmedi.
  • Kategori: Roman
  • Markalar: Everest Yayınları
%35İndirim
KDV Dahil
50.00TL
Piyasa Fiyatı
77.50TL
Stok 10+
Sepete Ekle

TIKLA WHATSAPP İLE SİPARİŞ VER

05446110505

Whatsapp üzerinden sipariş verebilirsiniz.

Şimdi sipariş verirseniz 2 gün içerisinde kargoda.
  • Karşılaştırma Listenize Ekleyin
  • Fiyat Düşünce Bana Bildir
  • Alarm Listenize Ekleyin
  • Ürün Özellikleri
  • Ödeme Seçenekleri
  • Ürün Yorumları
  • Ürün Videosu

Kavim (Midi Boy)

Göğsünde haç saplı bıçakla öldürülmüş bir adam.

Adamın kanıyla satırları çizilmiş bir İncil. İstanbul'dan Anadolu'nun derinliklerine, kadim dinlerin kadim kiliselerine bir yolculuk. Hıristiyanlığın bu topraklardaki kökleriyle yüzleşme. Kavimler bahçesi olan ülkemizin tükenmeye yüz tutmuş kültürlerine bir saygı duruşu... Süryaniler, Nusayriler, Rumlar, Türkler, Kürtler ve bu toprakları ülke yapan halklar... Ülkemiz kültürüyle bezeli, merakla okunan bir roman...
 
"Genzini yakan koku uyandırdı onu. Bu kokuyu tanıyordu. Yıllarca kapalı kalmış bir kilisenin kokusu. Kilisede yakılan kandillerin, ufalanan taşların, eriyen mermerin, çürüyen ahşabın, yıpranmış sayfaların, küflenen cesetlerin kokusu. Dehşete düşmesi gerekirdi ama sadece çevresine bakındı. Usulca kımıldayan siyah bir leke gördü. Biçimsiz, belirsiz bir leke... Simsiyah bir siluet... Gülümsedi lekeye.
 
'Mor Gabriel,' diye mırıldandı.Leke yaklaştı, yaklaşınca insan cismine bürünüverdi. Siyahlar içinde bir insan. O insan başucuna geldi, kulağına fısıldadı: 'Beni tanıdın mı?'
'Mor Gabriel/ diye mırıldandı yine. Ağzından Mor Gabriel sözcükleri dökülürken müziği duydu; derinden, çok derinden gelen bir ayin müziği. Bilmediği bir dilde yinelenen tutkulu bir mırıltı, kendinden geçmiş birinin söylediği bir tekerleme. Aynı anda haçı fark etti. Gümüşten bir haç. Adam haçı elinde mi taşıyordu, yoksa göğsünde mi, anlamaya çalışırken, boşluğu ikiye bölen bir parıltı yandı söndü. Bir acı hissetti. Parıltı yeniden yandı söndü, acı kayboldu, bütün bedenine bir rahatlık yayıldı."

Sayfa Sayısı:    542
Cilt Tipi:           Karton Kapak
Kağıt Cinsi:      Kitap Kağıdı
Boyut:              11 x 18 cm

 

Bab-ı Esrar (Midi Boy)

Kayıp babasıyla doğacak çocuğu arasında kalmış bir kadın... Hayatın anlamını arayan bir insan: Karen Kimya... Kapıları sırlara açılan bir kent... Sırların mucizelere dönüştüğü geceler. Mucizelerin hakikat sayıldığı zamanlar... Yedi yüz yıl öncesinden gelen bir fısıltı... Aşkı sadece aşkla tartanların ıtırlı soluğu... Ölümün yok edemediği bir sevda... Yıllara direnen bir sevgi; Şems-i Tebrizi ve Mevlâna Celaleddin-i Rumi... Günümüzden yedi yüz küsur yıl öncesine uzanan gerilim dolu, heyecan yüklü, mistik bir serüven...

“Taşta kan vardı, gökyüzünde dolunay, bahçede toprak kokusu. Ürkütücü bir serinlik içinde yüzüyordu ağaçlar. Kış güllerinin katmerlenme vaktiydi, nergislerin tazelenme demi. Yedi kişi girmişti bahçeye... Yedi öfkeli yürek, nefretin ele geçirdiği yedi akıl, yedi keskin bıçak. Yedi lanetli adam bahçenin sessizliğini yedi parçaya bölerek yürüdü kurbanlarının bulunduğu tahta kapıya...

Taşta kan vardı. Bahçede ürkütücü bir serinlik. Cinayetin tek tanığı dolunaydı. Hiç şaşırmadan, ürpermeden, korkmadan bakıyordu uzun boylu kavak ağaçlarının ölü yapraklarının arasından. Yedi kişiden en genç olanı vurmuştu kapıya. En yaşlı olanı çağırmıştı içeridekini. Yedi kişinin yedisi birden saplamıştı bıçaklarını içeriden çıkana.
Taşta kan vardı. İnsanların yüreklerinde nefret, dolunayda derin bir sükûnet…

Sayfa Sayısı:    520
Cilt Tipi:           Karton Kapak
Kağıt Cinsi:      Kitap Kağıdı
Boyut:              11 x 18 cm

 

Kar Kokusu (Midi Boy)

Yarı otobiyografik bir roman. Sovyetler Birliği henüz dağılmamış. Türkiye'de askeri diktatörlüğün en karanlık günleri. Moskova'daki uluslararası okulda eğitim gören Türkiyeli devrimciler. Askeri diktatörlüğün istihbaratçıları onların peşinde. Ve karlar üzerinde bir cinayet. Cinayet sorgusuyla başlayan iç hesaplaşma. Hayatın anlamı nedir? Gerçeği kim temsil ediyor? Sadece Türkiye Komünist Partisi'nin değil, uluslararası devrimci hareketin bir dönemine de farklı bir bakış.

"Mehmet koruluğun sınırındaki dereye geldiğinde, Leonid yine yaklaşmıştı pencereye. Ama Mehmet onu görmedi. Gözleri geçeceği derenin üzerindeki küçük köprüye takılmıştı, yerler buzdan parıldıyordu. Köprüye doğru bir adım atmıştı ki, ayağı kaydı. Düşmekten son anda tahta korkuluğa tutunarak kurtuldu. Doğrulup yeniden yürümeye başlayacaktı ki, arkasında birinin varlığını hissetti. İrkilerek başını çevirmeye çalıştı ama geç kalmıştı; derinden gelen bir ses duydu, aynı anda sırtında şiddetli bir darbe hissetti; hızla öne savruldu ama elleri hâlâ korkuluklarda olduğu için yere düşmedi. Başını çevirip vuranı görmek istedi, başaramadı. Bakışları usulca aşağı, göğsüne kaydı, hiçbir şey göremedi. Ama sırtındaki ağırlık hissedilmeyecek gibi değildi.

Birkaç saniye ayakta kaldı, başı dönüyor, kusmak istiyordu. Engellemek istedi, başaramadı, ağzından koyu bir sıvının boşaldığını fark etti. Elleri korkuluktan çözüldü, yüzüstü yere yıkıldı. Düşerken başını köprünün buzlanmış tahta döşemesine çarpmıştı, ama hiç acı duymuyordu. Yalnızca hızla uzaklaşan birinin ayak seslerini işitti."

Sayfa Sayısı:    360
Cilt Tipi:           Karton Kapak
Kağıt Cinsi       Kitap Kağıdı
Boyut:              11 x 18 cm

 

Beyoğlu Rapsodisi (Midi Boy)

Üç arkadaşın öyküsü bu. Beyoğlu'nda büyümüş, Beyoğlu'nda yaşayan üç ayrı kişilik, üç ayrı kimlik, üç ayrı insan. Ölümsüzlük merakıyla başlayan ölümler. Her cinayetin ardında gizemli bir neden... Ve soruşturma boyunca adım adım, bina bina, sokak sokak Beyoğlu. O çoksesli, çokrenkli, çokdilli, çokkültürlü Beyoğlu. Günümüzün Babil Kulesi...

İnsanın bencilliğini, acımasızlığını, öfkesini, çaresizliğini en iyi anlatan mekân...

Soluk soluğa bir gerilim, benzersiz bir final...

Çok kollu, çok dallı büyük bir ırmağa benzeyen bu muhteşem cadde, papazı, fahişesi, cami hocası, pezevengi, hahamı, Alevi dedesi, bankacısı, işportacısı, öğrencisi, öğretmeni, tinercisi, dönercisi, dekoratörü, evsizi, midye satıcısı, esrar satıcısı, kanun kaçağı, Anadolu kaçağı, Avrupa kaçağı, Amerika kaçağı, Afrika kaçağı, yani yaşam kaçağı, beyazı, karası, sarısı, kızılı yani insan görünümünde olan kim varsa, hepsini, herkesi sorgusuz sualsiz kucaklamıştı.Kiliseleri, camileri, sinagogları, hanları, hamamları, bankaları, giyim mağazaları, kitabevleri, meyhaneleri, birahaneleri, şaraphaneleri, kafeleri, kültürevleri, randevuevleri, sinemaları, tiyatroları, galerileri, vakitleri çoktan dolduğu halde ömür sürmeye çalışan bilmem kaç yüzyıllık inatçı binaları, dar sokakları, kör çıkmazlarıyla Grande Rue de Pera, Cadde-i Kebir, İstiklal Caddesi ya da Beyoğlu nasıl adlandırılırsa adlandırılsın burası her gün, her an değişen yeryüzünün en büyük tiyatro sahnesi gibiydi."


Sayfa Sayısı:    520
Cilt Tipi:           Karton Kapak
Kağıt Cinsi:      Kitap Kağıdı
Boyut:              11 x 18 cm

 

Elveda Güzel Vatanım (Midi Boy)

1926 yılının o hüzünlü sonbaharı. Osmanlı İmparatorluğu yıkılmış, genç cumhuriyet ayaklarının üzerinde durmaya çalışıyor. O büyük altüst oluşun içinde bir adam: 

Şehsuvar Sami… Bir zamanların İttihat ve Terakki fedaisi, şimdilerin yorgun komitacısı. Şehsuvar Sami'nin etrafında dönen amansız bir entrika. Bir yanda kaybettiği ama hiçbir zaman yüreğinden çıkartamadığı sevgilisi Ester, öte yanda yaşanılan tarihsel bozgun…

Kaybedilen bir ülke, kaybedilen bir şehir, kaybedilen bir hayat. Ve aklında hep aynı soru: 
Devlet mi kutsaldır, yoksa insan mı? 

"Ölüm, şehirlerimizi kaybetmekle başlar." Kim söylemişti bu cümleyi hatırlamıyorum, ne yazık ki doğru… Doğru, lakin eksik. Ölüm, şehirlerimizi kaybetmekle başlar, vatanımızı kaybetmekle neticelenir.

Sahi nedir vatan? Bir toprak parçası mı, uçsuz bucaksız denizler, derin göller, yalçın dağlar, verimli ovalar, yemyeşil ormanlar, kalabalık şehirler, tenha köyler mi? Hayır, bütün bunların ötesinde bir anlam taşır vatan. Ne sadece toprak parçası, ne su havzaları, ne ağaç silsilesi… Annemizin şefkati, babamızın saçlarına düşen ak, ilk aşkımız, doğan çocuğumuz, dedelerimizin mezarlarıdır vatan… 

Vatanı olmayan insanın hayatı da olmaz. Evet, bir vakitler zihnim, kalbim bu fikirlerle doluydu. Şimdi? Şimdi bilmiyorum…

Sayfa Sayısı:    712
Cilt Tipi:           Karton Kapak
Kağıt Cinsi:      Kitap Kağıdı
Boyut:              11 x 18 cm

 

Sultanı Öldürmek (Midi Boy)

Biri, sizi cinayet işlemekle suçladığında deliller bulur, tanıklar gösterir, bunun bir iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırsınız, ama sizi itham eden kişi bizzat kendinizseniz, ne yaparsınız?" Ahmet Ümit'in Nisan ayında yayınlanacak romanı Sultanı Öldürmek bu satırlarla başlıyor. Yıllardır aynı kadını bekleyen bir tarihçinin hikâyesi bu. Şahane bir aşk için harcanmış bir ömrün hikâyesi... Serhazinlerin son temsilcisi Müştak Serhazin'in başından geçen dört günlük tuhaf bir serüven. Sapında Fatih Sultan Mehmed'in tuğrası bulunan mektup açacağıyla öldürülmüş bir tarih profesörü...

Bir aşk cinayeti mi? Yoksa kökleri "Ulu Hakan"ın şüpheli ölümüne uzanan bir entrika mı? Osmanlı devletinin bir imparatorluğa dönüştüğü o zaferler ve ihanetlerle dolu günlere yapılan sıradışı bir yolculuk. Ve bu heyecan verici yolculuk boyunca kulaklardan eksik olmayan o kadim soru: Tarih, geçmişte yaşananlar mıdır, yoksa tarihçilerin anlattıkları mı?

"...Ve Sultan Mehmed Han. Mehmed Han oğlu Murad Han oğlu Fatih Sultan Mehmed Han. İki karanın ve iki denizin hâkimi. Allah'ın yeryüzündeki gölgesi. Kostantiniyye'yi zapt eden padişah. Roma İmparatorluğu'nun doğal varisi, farklı dinlerden, farklı dillerden, farklı ırklardan yepyeni bir millet yaratma aşkıyla yanıp tutuşan kudretli hükümdar. Uçsuz bucaksız ovalarda at koşturan ordular. Kılıç sesleri, savaş naraları, korku çığlıkları. Ardı ardına düşen şehirler, ardı ardına yıkılan devletler, ardı ardına el değiştiren kaleler. Kırk dokuz yaşında dünyaya nam salmış bir hükümdar. Ve değişmez kader. Akşama kavuşan gün. Ecel şerbetini içen insan. Ve Fatih Sultan Mehmed'in şüpheli ölümü. Ve onun iki şehzadesi. İkiye bölünen saray, ikiye bölünen devlet, hiçbir şeyden haberi olmayan bir halk. Ve iki şehzadenin kanlı boğazlaşması sürerken saray odasında unutulan Fatih Sultan Mehmed Han'ın cansız bedeni..."

Sayfa Sayısı:    696
Cilt Tipi:           Karton Kapak
Kağıt Cinsi:      Kitap Kağıdı
Boyut:              11 x 19 cm

\r\n

AHMET ÜMİT KİTAPLARI SETİ (MİDİ BOY) - 6 KİTAP

AHMET ÜMİT KİTAPLARI SETİ (MİDİ BOY) - 6 KİTAP, BanaKitapAl.com stoklarından sipariş verilen ürünler titizlikle ayrıştırılıp paketlendikten sonra siz değerli müşterilerimize gönderilmektedir. BanaKitapAl.com yıllardır faaliyet gösterdiği sektörel tecrübesiyle profesyonel e-ticaret uzmanlarıyla birlikte hem sipariş bilgi hattı üzerinden, hem de canlı destek altyapısıyla siz değerli müşterilerimizin soru ve sorunlarını çözüme kavuşturmaktadır.

Siparişini vermiş olduğunuz AHMET ÜMİT KİTAPLARI SETİ (MİDİ BOY) - 6 KİTAP tarafınıza ortalama 2 iş günü içerisinde özenli paketlenerek hasarsız olarak teslim edilir.

AHMET ÜMİT KİTAPLARI SETİ (MİDİ BOY) - 6 KİTAP

hakkında sipariş veya sorularınızla ilgili ilgili bize 0850 611 05 05 numaralı telefondan ulaşarak bilgi alabilirsiniz.

AHMET ÜMİT KİTAPLARI SETİ (MİDİ BOY) - 6 KİTAP

AHMET ÜMİT KİTAPLARI SETİ (MİDİ BOY) - 6 KİTAP, BanaKitapAl.com stoklarından sipariş verilen ürünler titizlikle ayrıştırılıp paketlendikten sonra siz değerli müşterilerimize gönderilmektedir. BanaKitapAl.com yıllardır faaliyet gösterdiği sektörel tecrübesiyle profesyonel e-ticaret uzmanlarıyla birlikte hem sipariş bilgi hattı üzerinden, hem de canlı destek altyapısıyla siz değerli müşterilerimizin soru ve sorunlarını çözüme kavuşturmaktadır.

Siparişini vermiş olduğunuz AHMET ÜMİT KİTAPLARI SETİ (MİDİ BOY) - 6 KİTAP tarafınıza ortalama 2 iş günü içerisinde özenli paketlenerek hasarsız olarak teslim edilir.

AHMET ÜMİT KİTAPLARI SETİ (MİDİ BOY) - 6 KİTAP

hakkında sipariş veya sorularınızla ilgili ilgili bize 0850 611 05 05 numaralı telefondan ulaşarak bilgi alabilirsiniz.

Bankalara özel taksit seçenekleri :

VadeAy/Ödeme Toplam
Tek Çekim
-
50.00 TL
VadeAy/Ödeme Toplam
Tek Çekim
-
50.00 TL
3 X
16.67 TL
50.00 TL
6 X
9.17 TL
55.00 TL
9 X
6.39 TL
57.50 TL
VadeAy/Ödeme Toplam
Tek Çekim
-
50.00 TL
3 X
16.67 TL
50.00 TL
6 X
9.17 TL
55.00 TL
9 X
6.39 TL
57.50 TL
12 X
5.00 TL
60.00 TL
Yorum / Soru ekleyebilmek için üye olmanız gerekmektedir.

Ortalama Değerlendirme » puan

Bu Ürünlerde İlginizi Çekebilir.


%100 GÜVENLİ ALIŞVERİŞ

Tüm alışverişlerinizde güvenle ödeme sağlayabilirsiniz.

%100 ORİJİNAL ÜRÜNLER

Tüm ürünlerimiz ilgili üreticiden size orijinal olarak satılır.

KREDİ KARTIYLA ÖDEME

Tüm alışverişlerinizde kredi kartınızla ödeme yapabilirsiniz.

45 TL VE ÜZERİ ALIŞVERİŞLERDE KARGO BEDAVA

Değerli kitapseverler, 45 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretini biz ödüyoruz. 45 TL altında kalan sepet tutarlarında kargo ücreti 6 liradır. Kapıda ödemeli gönderimlerde tahsilat bedeli 6 liradır. Siparişlerinizle ilgili sorunlarınızın çözümü için hafta içi 09:00 - 18:00 saatleri arasında 0850 611 05 05'i arayabilirsiniz.

BICIRIK YAYINCILIK SAN. TİC. LTD. ŞTİ. Çobançeşme Mah. Bilge 1 Sokak No: 2 Posta kodu: 34196 Yenibosna - Bahçelievler - İstanbul

0850 611 05 05
bilgi@banakitapal.com
Online İşlemler

E-Bülten Aboneliği
    Sosyal Medya'da Takip Et

Bu sitenin tüm hakları saklıdır.

Open Splash
Size bir kampanya haberimiz var!
Kampanyalardan yararlanmak için hemen ücretsiz üye olabilirsiniz
Zaten üyeyim

Bu sitenin altyapısı iMağaza E-Ticaret tarafından sağlanmaktadır.